Değerli Okurlarımız,
Multidisipliner bir yaklaşımla tıp ve sağlık
bilimleri alanındaki yenilikçi çalışmaları sizlerle
buluşturduğumuz 4. sayımız ile karşınızda olmanın
gururunu yaşıyoruz.
Bundan sonraki sayılarımızda makale gönderimi
ve hakemlik süreçlerini Dergipark üzerinden
yürüteceğimizi belirtir, bilimsel bilginin
yaygınlaşmasına sağlayacağınız katkılarla
zenginleşeceğimizi hatırlatmak isteriz.
Hızla dönüşen tıbbi teknolojiler, moleküler biyoloji
alanında derinleşen keşifler ve etik standartların
yeniden şekillendiği günümüzde, yayımladığımız
çalışmalarla literatüre özgün bilimsel eserler
kazandırmayı hedefledik. Dergimizin bu sayısı,
temel hücresel mekanizmalar, sağlık bilişimi ve
yapay zekânın getirdiği güncel tartışmalara ışık
tutmaktadır.
Bu sayımızdaki davetli derleme Sayın Prof.Dr. Nesrin
ÇOBANOĞLU’na aittir. Kendisine, bu sayımıza
katkı sağlayan diğer yazarlarımıza, hakemlerimize,
yayın kurulumuza ve ekibimize içtenlikle teşekkür
ederiz. Yeni sayımızın tüm okuyucularımıza sağlık
bilimlerindeki ilgili disiplinlere katkı sağlamasını
diler, keyifli okumalar temenni ederiz.
Araştırmanın Amacı ve Önemi: Bu makale, sağlık hizmetlerinde yapay zekâ kullanıldığında
hastaya hangi bilgilerin açıklanması gerektiğini ve hekimin etik sorumluluğunu incelemektedir.
Amaç, klinik yararı hasta özerkliği, mahremiyet ve adaletle birlikte değerlendiren uygulanabilir bir
yaklaşım önermektir.
Gereç ve Yöntem: Çalışma, amaçlı kaynak seçimine dayanan anlatısal derleme ve normatif etik
analizdir. Hakemli yayınlar, uluslararası kuruluşların belgeleri ve Türkiye’de hasta hakları ile sağlık
verilerine ilişkin düzenlemeler incelenmiştir. Özerkliğe saygı, yararlılık, zarar vermeme ve adalet
ilkeleri kullanılmış; ampirik bulgular, düzenlemeler ve etik öneriler ayrılmıştır.
Bulgular: Bilgilendirme gereksinimi, yapay zekânın klinik karardaki etkisine, insan denetimine,
hastaya özgü belirsizliklere ve veri kullanımına göre farklılaşmaktadır. Bağlama duyarlı bir
bilgilendirme çerçevesi ve sorumluluk paylaşımı tablosu önerilmiştir. Tedaviye onam, veri işlemenin
hukuki dayanağıyla özdeş değildir. Hekimin değerlendirme yükümlülüğü sürerken sağlık kuruluşu
ve geliştiriciler güvenli kullanım koşullarını sağlamalıdır.
Sonuç: Etik açıdan yeterli onam, anlaşılır açıklama, kavrayışın değerlendirilmesi, erişilebilir
seçeneklerin dürüstçe sunulması ve kararın gerekçelendirilmesini gerektirir. Güvenli kullanım
sorumluluğu hastanın imzasına devredilemez. Önerilen çerçeve normatif niteliktedir; klinik
uygulanabilirliği ve hasta kavrayışına katkısı araştırılmalıdır.
Anahtar Kelimeler: Yapay zekâ; aydınlatılmış onam; hasta özerkliği; tıp etiği; mesleki sorumluluk;
veri mahremiyeti
Aim and Significance: Oocyte developmental competence is closely associated with bidirectional
communication between the oocyte and the surrounding cumulus oophorus cells. Extracellular
vesicles (EVs) play an important role in this communication by transferring proteins, microRNAs
(miRNAs), and other bioactive molecules. This review aims to evaluate the roles of cumulus cell-
derived EVs in the epigenetic regulation of oocyte developmental competence and embryonic
developmental potential, as well as their possible clinical applications.
Materials and Methods: This narrative review examines findings of the literature on the molecular
cargo of cumulus cell- and follicular fluid-derived EVs, their effects on oocyte developmental
competence, and their potential applications in assisted reproductive technologies.
Findings: The reviewed studies indicate that EVs may influence oocyte developmental competence
through three principal mechanisms: miRNA-mediated regulation of gene expression, metabolic and
antioxidant support, and modulation of cellular signaling pathways including MAPK signaling. Small
and large EV subpopulations exhibit differences in their molecular cargo and biological functions.
Furthermore, alterations in EV cargo associated with aging and conditions such as polycystic ovary
syndrome may provide molecular indicators related to oocyte quality.
Conclusion: Cumulus cell-derived EVs may contribute to intercellular communication and
epigenetic regulatory processes influencing oocyte developmental competence. Characterizing EV
cargo as potential biomarkers and using it in in vitro oocyte maturation systems may offer promising
applications in assisted reproductive technologies. However, further research is required to establish
their clinical effectiveness.
Araştırmanın Amacı ve Önemi: Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme ve yapay zeka teknolojilerindeki
gelişmeler, sağlık bilişiminin önemini giderek artırmaktadır. Bu araştırmanın amacı, sağlık bilişimi
alanındaki bilimsel literatürü bibliyometrik yöntemle inceleyerek araştırma eğilimlerini ve alanın
bilgi yapısını ortaya koymaktır.
Gereç ve Yöntem: Araştırmada bibliyometrik analiz yöntemi kullanılmıştır. Web of Science veri
tabanında başlık veya anahtar kelimelerinde “health informatics” veya “medical informatics”
ifadeleri yer alan ve 1 Ağustos 2025 tarihine kadar yayımlanan 8.480 eser WOSviewer 1.6.18
programı kullanılarak kümeleme, yoğunluk ve ağ haritalama analizleri ile incelenmiştir.
Bulgular: Sağlık bilişimi alanındaki ilk yayının 1980 yılında gerçekleştirildiği, yayın sayısının yıllar
içinde düzenli olarak artarak 2022 yılında en yüksek düzeye ulaştığı belirlenmiştir. Yayınların büyük
bölümünü araştırma makaleleri oluştururken, en fazla yayın sağlık bilişimi, sağlık hizmetleri bilimi
ve bilgisayar bilimi alanlarında gerçekleştirilmiştir. En sık kullanılan anahtar kelimeler “medical
informatics, health informatics, electronic health records ve machine learning” olup, son yıllarda
dijital sağlık, yapay zeka ve derin öğrenme konularının öne çıktığı görülmüştür. En fazla atıf alan
çalışmaların araştırma veri yönetimi ve raporlama standartlarına odaklandığı, bilimsel üretimin ise
ağırlıklı olarak ABD öncülüğünde yürütüldüğü belirlenmiştir.
Sonuç: Sonuçlar, sağlık bilişimi alanının hızla büyüyen ve disiplinler arası bir araştırma alanı
olduğunu göstermektedir. Son yıllarda yapay zeka ve dijital sağlık uygulamalarının araştırmalarda
giderek daha fazla öne çıktığı, bilimsel üretimin ise büyük ölçüde araştırma altyapısı ve finansman
desteği fazla olan ülkelerde yoğunlaştığı belirlenmiştir. Bu çalışma, sağlık bilişimi alanındaki
araştırma eğilimlerini ortaya koyarak gelecekte yürütülecek araştırmalar için yol gösterici bilgiler
sunmaktadır.